
30 Ekim 2008 Perşembe
Acuario Nacional

29 Ekim 2008 Çarşamba
Isla Saona
Isla Saona Dominik Cumhuriyeti nin guney dogusundaki en buyuk ada. Isla Catalina gibi el degmemis kartpostallarda gordugumuz dogal guzelliklere sahip. Isla Saona ya gitmek icin Bayahibe den kalkan botlara ya da catamaranlara binmek gerekiyor. Bayahibe eger Santo Domingo dan geliyorsaniz 2.5, Punta Cana dan geliyorsaniz 1 saat mesafede.

Isla Saona ya yapilan turlar sadece adayi kapsamiyor. Natural pool (bir cok deniz yildizini gorebilirsiniz) ve Isla Catalinita da bu tur kapsaminda. Ayrica isteyenler snorkeling isteyenler diving yapabiliyor. Ben ilk dalisimi burda gerceklestirdim. Burda yaptigimiz dalista kopekbaligi ve yunuslari gorme imkanina sahip olduk. Gordugumuz kopekbaligi nurse shark turundenmis dolayisiyla bi zaiyat olmadi:) Kopekbaligi fotograflarda pek biseye benzemedigi icin onu upload etmedim.


Attigimiz ekmek parcalarini yemeye calisirken martilara yem olan baliklar...







Todo bien:)
Isla Saona ya yapilan turlar sadece adayi kapsamiyor. Natural pool (bir cok deniz yildizini gorebilirsiniz) ve Isla Catalinita da bu tur kapsaminda. Ayrica isteyenler snorkeling isteyenler diving yapabiliyor. Ben ilk dalisimi burda gerceklestirdim. Burda yaptigimiz dalista kopekbaligi ve yunuslari gorme imkanina sahip olduk. Gordugumuz kopekbaligi nurse shark turundenmis dolayisiyla bi zaiyat olmadi:) Kopekbaligi fotograflarda pek biseye benzemedigi icin onu upload etmedim.
Todo bien:)
18 Eylül 2008 Perşembe
Puerto Plata
Isiklarda her durdugunuzda
arabanin basina seker,
meyve vb... satmak icin insanlar toplasiyorlar.
Puerto Plata sokaklarinda mobylette ler cok populer.
Ruzgar sporlari Puerto Plata nin Cabarete bolgesinde populer. Dunyanin bicok yerinden insanlar buraya surf icin geliyorlar. Misir daki yoneticim Scott da bunlardan biri.
Yolda bir cok mola verdigimiz icin aksam 5 gibi Puerto Plata ya ulastik. Gunubirlik geldigimiz icin de bahsedilen guzel sahillerini pek goremedik.
Aslinda sabah yola cikarken amacimiz Puerto Plata ya gelmek degildi. Jarabocoa bolgesindeki bir nehirde rafting yapmak icin yola ciktik. Ama gec kaldigimiz icin raftinge vaktinde ulasamadik. Jarabocoa ya ulasmak icin anayoldan yarim saat kadar uzakta bi mesaeye gitmek gerektigi icin otomatik olarak Puerto Plata ya da gec kalmis olduk. Jarabocoa da rafting, trekking, selale gezintisi gibi cesitli aktiviteler var.
Bknz: http://www.grupobaiguate.com/ranchobaiguate/english/index.asp
1 Eylül 2008 Pazartesi
Isla Catalina
Dominik Cumhuriyeti'nin en unlu iki adasi isla Saona ve isla Catalina. Bu adalar ulkenin guney-dogusunda kaliyor ve adalara yakin sehirlerden teknelerle gidilebiliyor.
Isla Catalina ya en yakin kent La Romana. La Romana'dan teknelerle hem isla Catalina hem de
Saona'ya gidilebiliyor. La Romana'ya ulasim ise eger kendi araciniz yoksa otobusle saglanabilir. Ben halka karismayi sevdigim icin otobuse atlayip Santo Domingo dan yaklasik 2 saat suren yolculugun sonunda La Romana ya ulastim. Her ne kadar insanlarin ingilizce bilmemesi sorun olsa da sag salim La Romana limanina vardim. Limana varincaya kadar Ingilizce bilen bir insan bulamadim ama:(
Liman ufak bir nehrin denize dokuldugu yere kurulmus. Ulkenin geneli gibi yesilliklerle cevrili bi yer.
Yerel halk kadar olmasa da
turistler de teknelere atladiklari gibi eller havaya moduna gecip basliyorlar Merengue ve Bachata'ya.

Biz de bi katamaran ile adaya gittik. Yaklasik 45 dakka suren bir yolculuk sonunda adaya ulastik. Adaya ayak basmadan once rengarenk baliklarin bulundugu bir koyda mola verildi. Dalis ve snorkeling yapildi. Sharm el Sheikh deki kadar olmasa da rengarenk baliklar ve su alti canlilari vardi.
Isla Catalina anlatildigi kadar guzel el degmemis sahillere sahip.



Adaya bu iskeleden ayak bastik.
Ogle yemeginde adadaydik ve saat 4 gibi La Romana'ya geri donduk.


Adadaki tek canlilar biz degildik tabiki...



Donus yolunda katamaranda yandaki sempatik
Dominikli arkadasimiz esi ile birlikte dans gosterilerinde bulundu. Videolar Ivan in kamerada, alinca onlarida yuklerim.
Isla Catalina ya en yakin kent La Romana. La Romana'dan teknelerle hem isla Catalina hem de
turistler de teknelere atladiklari gibi eller havaya moduna gecip basliyorlar Merengue ve Bachata'ya.
Biz de bi katamaran ile adaya gittik. Yaklasik 45 dakka suren bir yolculuk sonunda adaya ulastik. Adaya ayak basmadan once rengarenk baliklarin bulundugu bir koyda mola verildi. Dalis ve snorkeling yapildi. Sharm el Sheikh deki kadar olmasa da rengarenk baliklar ve su alti canlilari vardi.
Isla Catalina anlatildigi kadar guzel el degmemis sahillere sahip.
Adaya bu iskeleden ayak bastik.
Ogle yemeginde adadaydik ve saat 4 gibi La Romana'ya geri donduk.
Adadaki tek canlilar biz degildik tabiki...

Dominikli arkadasimiz esi ile birlikte dans gosterilerinde bulundu. Videolar Ivan in kamerada, alinca onlarida yuklerim.
24 Ağustos 2008 Pazar
Jardin Botanico Nacional (National Botanical Garden) - Santo Domingo
Sehir haritasini incelerken Botanik Bahce dikkatimizi cekti. Haritada oldukca buyuk bi alani kapliyodu biz de gidelim gorelim neymis dedik. Buralara gelmisken mutlaka gidilmesi gereken bir yer diyemem. Eger yapacak bi isiniz yoksa ve otelde bos bos oturmayayim diyorsaniz gidip gorebilirsiniz.Park genelinde bizim
taraflarada pek gormedigimiz tipte tropikal iklime ozgu degisik bitkiler, agaclar, canlilar var. Bunlardan ayri olarak bi de Japon bahcesi yapmislar, Japon bahcesi digerlerine gore daha guzel olmus.
8 Ağustos 2008 Cuma
Juan Dolio
Gectigimiz haftasonu burdaki simdilik tek iyi anlastigim eleman olan Ivan ile denize gitmeye karar verdik. Juan Dolio aslinda Santo Domingo ya en yakin plaj degil, genelde Santo Domingo'dan en yakin plaj olan Boca Chica'ya gidiyorlar. Boca Chica plaji halk plaji oldugu icin kalabalik oluyormus. Biz bu nedenle Boca Chica yi gecerek yaklasik 15 dakika daha fazla uzakta olan Juan Dolio ya gittik.
Tasit olarak da taksi yerine halka karismayi tercih ettik ve minibusle gittik.
Juan Dolio'da tam olarak nerde inecegimizi Ivan her ne kadar biliyorum dese de benim
uyarmamla gec de olsa indik. Yaklasik 20 dakka bi geri yurumek durumunda kaldik. Sonunda Auro isimli mekana geldik. Mekan hem restoran hem de sahilde yataklari olan guzel bi plaji var. Burda yasadigimiz olay Dominiklilerin kafasinin nasil calistigini bir kere daha anlamami sagladi. Soyleki; biz girdik mekana, sahili inceliyoruz, restoran kismi da guzel. Elemanlara sahildeki yataklardan birini kiralamak istiyoruz dedik. Amma ve lakin elemanlar hepsinin rezerve oldugunu ve bizim daha onceden rezervasyonumuz olmadigi icin herhangi birini kullanamayacagimizi soylediler. Ama bakiyoruz yataklarin yaridan fazlasi bos. Ne kadar israr ettiysek, numaraniz yoktu arayamadik dediysek de adamlar bize yatak kiralamadi. Neyse adamlardan kartlarini istedik sonraki gelisimizde
arayabilmek icin ve restoran kismina oturduk. Adamlardan mekanin kartini alinca hemen bi sansimizi denedik ve numarayi aradik rezervasyon icin. Telefonu uzaktan gordugumuz bi kiz acti. Kiza rezervasyon yapmak istedigimizi soyledik ve kiz rezzervasyonu yapti. Telefonu kapattiktan 5 dakka sonra yerimizden kalkip, rezervasyonumuz var diyerekten rezerve yatagimiza gectik:) Bu adamlarin isyerinde calisma sekli de bu. Misir dan sikayet ediyordum ama burda Misir i da arayacagim gibi geliyor.


Sahil fotografdaki gibi fena degildi, yataklar rahat muzik guzeldi. Hatta denizin icinde bile kullanabilecegin yataklar var.
Denize girdikten sonra ogle yemegimizi de burda yedik.
Turistleri ata bindirme burda da meshur.
Buraya geldikten sonra buranin iklimini daha iyi anlamaya basladim. Bu mevsim yagis mevsimi oldugu icin her an yagmur bulutlari ortaya cikabiliyo ve cat diye yagmur yagabiliyormus. Agustos ayi da en nemli bunaltici havanin etkli oldugu aymis. Biz yemek yerken de yine bulutlar kendini gosterdi. Yemekten sonra da biz yagmur yagacak diye toparlandik.


Ilk sahil deneyimim pek fazla gunesli olmasa da guzel gecti...
Tasit olarak da taksi yerine halka karismayi tercih ettik ve minibusle gittik.
Juan Dolio'da tam olarak nerde inecegimizi Ivan her ne kadar biliyorum dese de benim
Sahil fotografdaki gibi fena degildi, yataklar rahat muzik guzeldi. Hatta denizin icinde bile kullanabilecegin yataklar var.
Denize girdikten sonra ogle yemegimizi de burda yedik.
Buraya geldikten sonra buranin iklimini daha iyi anlamaya basladim. Bu mevsim yagis mevsimi oldugu icin her an yagmur bulutlari ortaya cikabiliyo ve cat diye yagmur yagabiliyormus. Agustos ayi da en nemli bunaltici havanin etkli oldugu aymis. Biz yemek yerken de yine bulutlar kendini gosterdi. Yemekten sonra da biz yagmur yagacak diye toparlandik.
Ilk sahil deneyimim pek fazla gunesli olmasa da guzel gecti...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)