İlk gün Ericsson a gittim. İlk gun asıl çalışacağım operator Claro-codetel'e gitmedim Ericsson da günü geçirdim.
İlk gün akşamı kısa surede olsa şakır şakır yağmur yağdı, tropikal iklimden olsa gerek. Yağmurun dinmesinden sonra sahilde dolaşmaya çıktım. Kaldığım otel okyanus kenarında sadece aradan bi yol geçiyor.
Kartpostallarda gördüğümüz o tropikal sahiller şehir merkezinde değil. Bu sahillere ulaşmak için şehrin biraz dışına çıkmak gerekiyor.
Etrafta çok fazla otel ve Casino var. Yollar Mısır ile kıyaslandığında gayet temiz ve düzenli. İnsanlar sakin sakin kullanıyor arabayı, şehirde pek trafik yok gibi. Santo Domingo nun yaklaşık 3 milyon nufusu var zaten. Trafikte farklı gelen ilk nokta arabaların sadece arkasında plakalarının olması. Taksi çağırdığımda şu plakalı araç geliyor diyorlar ama taksi önünden geçip gitmezse plakasını göremiyorsun:)
Diğer bi noktada trafik lambalarının bulunduğu yerler. Normalde trafik ışığı arabalarin beklediği köşede olur ama burda trafik ışıkları yolun karşı köşesinde.
İkinci Gün
İkinci gün haftasonu olduğu için şehiriçinde biyerlere gitmeye karar verdim ve Calle el Conde adı verilen bölgeye gittim. Burda kim olduklarını daha araştırmadığım ama ülkenin özgürlüğünü kazanmasında önemli rol oynamış kişiler için yapılmış bi anıt var.
Yeni Dünya'da insanların ilk kurdukları şehir Santo Domingo imiş. Christopher Columbus un abisi keşfetmiş bu şehri ve kendisi vermiş bu ismi. İlk yerleşim yeri olduğu için Amerika kıtasının ilk binaları bu şehirde. İlk hastane, üniversite, hükümet binası, kilise, banka vs... Bizim tarihle hele hele Mısır ile kıyasladığında bu binaların yapılış tarihi dün gibi geliyor, 1500 lü yılların başında yapılmış bunlar.
Şehirde dolaşırken bi meydanda akşam için stand kurduklarını gördüm. Akşam orda eğlence olacağını öğrendim ve yemekten sonra bu meydana gittim. Bir gösteri grubunun dans gösterisi vardı, insanlar standın önüne sandalyelere dizilip gösteriyi izlediler. Danslar ve kostümler çok güzeldi. Aşağıda da bu gösteriden birkaç fotoğraf ve video var.
3 yorum:
Gercekten harika olmus. Ilk gunleri bos gecirmeyip boyle guzel bir ani gunlugu hazirlamani takdir ettim. Fotograflar ve yazilarin anlatiyor herseyi, bizim de merakimizi gideriyor. Devamini bekliyoruz.
yüreğine sağlık.. bence de baştan üşenmeyip böyle bişey yazman hem soranlara toplu cevap vermek adına hem de daha sonra alışacağın farklılıkları görebilmek adına güzel bi çalışma olmuş. gördüğüm kadarıyla az çok alışmışsın bile hayata.. hele mısırda yaşadıktan sonra çok da zor gelmeyecek gibi.
yerel halkın ingilizce bilmemesi başta kötü gibi gözükse de seni ispanyolcaya zorlaması açısından iyi olur bence. (bir kur gidip, pre-beginner seviyesinde ispanyolca bilen ama advanced seviyede gönüllü biri olarak:)
Şimdi Mesut Gomtanım'ın da hep dediği gibi dil dile değmeden dil öğrenilmezmiş. Şimdi sen her ne kadar kursa gitsen de bildiğin kelimeler "merhaba, evet, hayır, teşekkürler, kaç para" yı geçmeyecektir. Tamam Mısır muhafazakardı belki ama burada artık hiç bir maazeretin yok...
Bu arada ülke muhteşem gözüküyor. Sen de güzel aktarmışsın. Tebrik ederim kardeşim.
Yorum Gönder